-
Basından Seçtiğimiz
Tarih: 06-11-2025 00:28:00
Güncelleme: 06-11-2025 00:28:00
Bugün medyadan siyasete kurulan ‘biz-onlar’, ‘doğru-yanlış’, ‘ahlâklı-sapkın’ gibi zıtlıklar, sadece dilsel tercihler değil, iktidarın söylem inşasıdır…
Böylece dil, sadece gerçeği tanımlamaz, gerçeği biçimlendirir!
İktidarın gölgesindeki medya dili, sadece bir ‘yansıma’ değil, bir yapılandırma aygıtıdır: ‘Biz’ ve ‘onlar…’
Tartışmalar ‘fikir ayrılığı’ değil, ‘kimlik çatışması’ ayrımında yaşanır. Senin kim olduğun, ne söylediğinden önce gelir!
İktidar, neyin doğru, kimin doğru olduğunu dil üzerinden belirliyor. Böylece insan, ister ahlaki isterse cezai olsun daima tehdit altında kalıyor…
Gerçek, yaratılan-kurgulanan-etiket içeren imaj tarafından yok ediliyor. Öyle ki; bir soruşturmada bile her cümle, bağlamından koparılarak ‘şok… şok’ diye sunuluyor!
Hedef belli; her bireyi ‘gerçeği anlamaya çalışan’ değil, duygusal bir izleyici haline getirmek…
Oysa:
Demokratik toplumlarda izleyici pasif tüketici değil, aktif sorgulayıcı. Otoriter toplumda ise soran-sorgulayan, her türlü cezalandırmaya tabi oluyor.
Türkiye’de ‘yapı’ vardır, sorunların çözümüne öncelikle iktidara güç devşiren bu dil yapılaşmasından başlamak gerek…
- Bahçeli'nin Öcalan ısrarı AKP'yi rahatsız etti!
- "Mutlak Butlan" ,"Anayasanın Tasfiyesi Anlamına Gelir"
- CHP’li belediyelere yönelik operasyonların çetelesi
- Yargının görevi suç ve suçlu icat etmek değil
- Papa 14. Leo, Kilisenin 550 yıllık yalanı için Türklerden özür diler mi?
- AKP döneminin popüler sektörü: Suç icadı
- Mutlak Butlan Olmadı, Casusluk Verelim!
- Abdullah Ocalan mektup yazdı, SDG ‘Hayır’ dedi!
- Yerli gaz out, ABD gazı in
- 19 Mart darbe sürecinde yeni bir aşama; adaydan sonra sıra partide mi?
- Tunç Soyer’in açıklaması
- Suriye’de bölgesel barışın anahtarı : Türkmenler